Amerika'nın Gerçek Yüzü
  Sebreniça Katliamı ile İlgisi
 

Srebreniça katliamında Sırpları ABD kışkırttı

111 yıllık kahpe plan Türkiye’yi bölmek

 

Amerika’nın Balkanlar’da kullandığı aktör millet bu defa Sırplar’dan başkası değildi

 

BM’nin ‘güvenli bölge’ ilan ettiği Srebreniça’ya giren Sırplar, dünyanın gözü önünde binlerce masum Boşnak’ı hunharca katletti.

 

Bosna-Hersek’te yaşanan savaş hala dünya kamuoyunun hafızalarında. Bu kanlı savaşın en trajedik katliamlarından birisi de Bosna’nın doğusunda bulunan Srebreniça’da yaşanmıştı. Birleşmiş Milletler tarafından ‘güvenli bölge’ ilan edilen Srebreniça’da binlerce insan, yine BM’nin ve tüm dünyanın gözü önünde Sırplar tarafından katledilmişti. Uluslararası kuruluşların, özellikle Srebreniça’da Sırp zulmünden kaçan insanları korumakla görevli olan Hollanda askerlerinin bu katliama sadece seyirci kalmayıp Sırplara her türlü yardım ve desteği verdiği, kendilerine sığınan Boşnakları zorla Sırplara teslim ettikleri iddiası da en az katliam kadar korkunç ve ürkütücüydü.

Balkanlar’da federal yapı
ABD’nin soğuk savaşın bitmesinin hemen ardından dillendirmeye başladığı “Yeni Dünya Düzeni”nin laboratuarı Balkanlar’dı. Balkanlar’da ulus devletlerin parçalanması ve bunların yerine minik devletçiklerin oluşturulması süreci, daha sonra ABD tarafından Ortadoğu coğrafyasında ve Arap ülkelerinde de uygulanmaya başlanacaktı. Bu aşamada, Srebreniça katliamı ve hemen ardından Aliya İzzetbegoviç’e dayatılan antlaşma, Büyük Ortadoğu Projesi’nin önemli yapı taşlarından biriydi. Antlaşmayla birlikte Bosna-Hersek devleti ikiye bölünmüştü. Bugün Irak’ta tartışılan federal yapı, Bosna’da Dayton Antlaşması ile ortaya konulan yapının aynısıydı.

Bosna’ya baskı uygulandı

Bu tarihi süreçler toplu olarak değerlendirildiğinde, ABD’nin BOP planının tüm aşamaları açık bir şekilde ortaya çıkmaktaydı. Ülkelerde önce isyanların teşvik edilmesi, katliamın yaşanması. Daha sonra ABD’nin müdahalesi için “gerekli” bahanelerin ortaya atılması ve Barış Gücü’nün konuşlandırılması. Bunun ardından yeni bir devletin ortaya çıkarılması. Bu süreç içinde Balkanlar’da ABD tarafından kullanılan aktör millet ise Sırplar’dan başkası değildi. 1992 Bosna Savaşı’nı bir fırsat sayan Sırplar Bosna’ya baskı uyguladı. Bunun üzerine Bosnalı bir general yönetime getirildi. Bundan rahatsız olan Sırp kasabı Ratko Mladiç, tehditlerini artırdı. En son Bosnalı generalin düzenlediği gizli kongre, katliamın önemli nedenlerinden birisi olarak tarihe geçti.

 


Bu acıya yürek nasıl dayansın
Srebreniça katliamı II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da gerçekleşmiş ikinci en büyük soykırım olması açısından büyük önem taşır. Bosna’da Srebreniça’daki soykırımın 12. yıldönümünde mezarları bulunan 465 Boşnak, Temmuz 2007’de gözyaşları arasında toprağa verilmişti. Katliamda yakınlarını kaybeden yaklaşık 30 bin kişinin feryadı yeri göğü inletmişti. Yakınlarının tabutlarına sarılan kadınlar, Sırp katillere lanet yağdırmıştı. Şiddetli yağmur altında düzenlenen törende konuşan Srebreniça Belediye Başkanı Abdurrahman Malkiç, “Yağmur bizim üzüntümüzü yansıtıyor. Gökler de ölülerimizin yasını tutu-
yor” demişti. Srebreniça’da 4 gün önce de yeni bir toplu mezar bulunmuştu. Kazı çalışmaları sürerken, mezardan çıkarılan naaşların kimlikleri DNA testleriyle tespit edilmeye çalışılıyor.

 

Kasap Mladiç hâlâ kayıp
11 Temmuz 1995 sabahı Bosna’nın merkezi olan Srebreniça’ya gelen Sırp Kasabı General Ratko Mladiç ve onun komutasındaki askerler korkunç bir mezalim başlattı. Mladiç, her gün köylüleri gruplar halinde sıraya sokarak hunharca katletti. Katliamda erkeklerin yanısıra, kadın ve küçük yaşta çocuklar da acımasızca öldürüldü. Sırp ordusunun dışında “Akrepler” olarak adlandırılan Sırbistan özel güvenlik güçlerinin de katıldığı katliamda binlerce Bosnalı Müslüman can verdi. BM’nin eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesi’nde açılan davada şimdiye kadar katliamla ilgili olarak 19 kişi suçlandı. Bunlardan 6’sı hakkında mahkûmiyet kararı verildi. 10’u ise halen yargılanıyor veya yargılanmayı bekliyor. Mahkemede mahkûm olan en üst düzey Sırp yetkili, Sırp ordu komutanlarından Radislav Krstic. Krstic 2004’de, “soykırıma yardım etmek ve soykırıma katılmak” suçlarından 35 yıl hapse mahkûm oldu. Soykırımla suçlanan, savaş sırasında Bosnalı Sırpların lideri Radovan Karadziç ve Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç dahil 3 kişi halen aranıyor. Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi Hakimi Fuad Riad. 16 Kasım 1995’de Mladiç ve Radovan Karaciç hakkında, Srebreniça katliamı nedeniyle dava açıldığını açıkladıktan sonra, şunları söylemişti: “Binlerce erkek kurşuna dizildi. Yüzlerce erkek diri diri gömüldü. Çocuklar annelerinin gözleri önünde öldürüldü, bir büyükbaba kendi torununun ciğerini yemeye zorlandı. Bunlar gerçekten de cehennemden çıkmış, insanlık tarihinin karanlık sayfalarına yazılmış sahneler.”

 


BM’nin seyirci kaldığı acı olay böyle gelişti
NİSAN 1992 Bosna-Hersek’te savaş başladı. Sırp ordusu Srebreniça’yı ele geçirdi. Birkaç ay sonra Boşnaklar kasabayı geri aldı.
OCAK-MART 1993 Sırplar Boşnakların elindeki bölgelere karşı saldırıya geçti.  Su, gıda ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı.
NİSAN 1993 Srebreniça, Zepa ve Gorazde’yi ‘güvenli bölge’ ilan eden BM, bölgeye asker sevk etti, ancak Sırp kuşatması sürdü.  
MART 1995 Sırp lider Karadziç, Srebreniça ve Zepa’nın tamamen dış dünyadan koparılmasını emretti ve yardım konvoylarının bu kasabalara ulaşması engellendi.
9 TEMMUZ 1995 Karadziç, Srebreniça’nın alınması emrini verdi. Sırplar kasabayı ele geçirmek için “Krivaya 95 Operasyonu” nu başlattı. Srebreniça’yı kuşatan Sırplar, BM Barış Gücü’ndeki Hollanda askerlerinin gözetleme mevzilerine saldırdı.
10 TEMMUZ 1995 Sırp ordusu Srebreniça’ya top ateşine başladı. Hollanda güçleri Sırplara, sabaha kadar geri çekilmedikleri takdirde, NATO’nun hava saldırısı düzenleyeceği tehdidinde bulundu.
11 TEMMUZ 1995 NATO savaş uçakları Srebreniça etrafındaki Sırp tanklarını bombaladı. Sırp ordusu kasabaya bombardımana yeniden başlayacağı tehdidinde bulundu. Aynı gün akşam Sırp Genelkurmay Başkanı Ratko Mladiç Srebreniça’ya girdi.
11-18 TEMMUZ 1995 Aynı akşam
15 bin kadar Boşnak askeri ve sivil, dağları aşarak Srebreniça’yı terk etti. Birçok Boşnak bu sırada topçu ateşi ve keskin nişancı ateşiyle öldü. Sırplar, yakalayabildiklerini de öldürdü. Srebreniça’daki Sırp askerler ile milisler ise bölgede yaşayan Müslüman Boşnaklar’ı topladı. 16 yaş ile 70 yaş arasındaki
binlerce Boşnak, depolara, okullara ve ambarlara dolduruldu. Hepsi kurşuna dizilerek toplu mezarlara gömüldü.

 


Soykırımın canlı tanığı anlatıyor:
3 günde 8 bin Boşnak can verdi
Katliamdan sağ kurtulanlar hala bu meşum olayın etkisiyle acı çekiyor. 
İyi derecede İngilizce bildiği için BM askerlerine tercümanlık yapan Hasan Nuhanoviç, yaşanan trajedinin canlı şahidi. Boşnakların kendilerini koruyan BM Barış Gücü’nda görevli Hollanda askerlerine güvenmekle büyük hata ettiğini belirten Nuhanoviç, “Boşnakları korumakla sorumlu Hollanda askerleri Sırp Çetniklerden emir alıyordu. Sırpların bir kısmı BM üniforması giymişti. Sırplar, 6 Temmuz’da dört bir taraftan şehre saldırdı. BM askerler tek kurşun bile atmadı. Üstelik kendini savunmak isteyen Boşnaklara engel oldular, az sayıdaki silaha da el koydular” diyor.  Sırpların sadece üç günde 8 bini aşkın insanı katlettiğini ifade eden Nuhanoviç, şunları anlatıyor:

Annesini de kaybetti
“Şehri ele geçiren Sırp askerleri, bir merkezde topladıkları kadın ve erkekleri önce ayırdı. Sonra erkekleri dışarı çıkardı. Bir kısmını hemen orada öldürdüler, bir kısmını da ormana doğru götürdüler. Kadınların otobüs ve kamyonlara doğru koşmasını istediler. Yaşananlar tam anlamıyla trajediydi. 13 Temmuz’da içinde kardeşimin de olduğu 5 bine yakın Boşnak’ı toplama merkezinden çıkardılar. Merkezin önünde erkekleri öldürdüler. Aynı gün, aynı yerde hem annemi hem kardeşimi kaybettim. Hollanda askerlerinin Boşnaklara yaptığı en büyük kötülük, olup bitenleri gizlemeleriydi. Dünya, burada ne olduğunu uzun süre öğrenemedi.”

 


Bu trajedi tarihte kara bir lekedir
Bosna Savaşı sırasında bölgedeki barış gücü operasyonlarından sorumlu olan dönemin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan, 11 Temmuz 2000’de yaptığı açıklamada, “Srebreniça trajedisi, hiçbir zaman BM tarihinin peşini bırakmayacak” demişti. Srebrenica katliamının 5. yıldönümünde konuşan Annan, “Bu hata, BM tarihine kara bir leke olarak geçti. Srebreniça’da yaşanan trajedi, Birleşmiş Milletler tarihinden asla silinmeyecek. Birleşmiş Milletler 1995’deki katliamda Müslümanlar’a yardım edememiştir, bunun sebepleri, yapılan yanlış değerlendirmeler ve karşımızdaki şeytanı doğru tanımamış olmamızdır” diye konuşmuştu.

 

 
  Bugün 19 ziyaretçi (70 klik) kişi burdaydı!  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=